Aöf-Kamu-Yönetimi-Mahalli-İdareler-Maliyesi-Ders-Özeti2

MAHALLİ İDARELER MALİYESİ

 

 

////////// 5. ÜNİTE //////////

 

 

***** BELEDİYELERİN İDARİ YAPISI

 

 

*** BELEDİYE , mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişisidir.

- 16 Ağustos 1854 tarihli resmî tebliğ ile FRANSIZLARIN KOMÜN idaresi model alınmak suretiyle, ilk belediye kuruluşu olan İstanbul Şehremaneti kurulmuştur.

İstanbul Şehremaneti’ne verilmiş görevleri ;

*** zorunlu ihtiyaç maddelerinin kolaylıkla bulunmasını sağlamak ve gözetmek,

*** narh tespiti ve denetimi,

*** yol, kaldırım yapım ve onarımı,

*** şehrin temizlik işlerinin yürütülmesi,

*** çarşı, pazar ve esnaf denetimi, fiyat, kalite, ölçü ve tartı denetimi,

*** devlete ait vergi ve resimleri toplayıp Mâliyeye teslim etmek.

İstanbul Şehremaneti çeşitli nedenlerle başarılı olamamıştır.

 

NEDENLERİ :

*** 1855’te Padişahın yazılı izni ile İntizamı Şehir Komisyonu kurulmuştur. Bu komisyonun görevi, kurulacak belediye yönetimi hakkında önerilerde bulunmak ve bir kuruluş tasarısı hazırlamaktı.

*** intizamı Şehir Komisyonu, 1857 yılında dağılmadan önce, o tarihte oldukça önemli bazı konuların gerçekleşmesi gerektiğini belirtmiştir. Örneğin, kanalizasyon ve su yollarının yapılması, sokakların temizliğinin sağlanması ve aydınlatılması, sokakların mümkün olduğu kadar genişletilmesi gibi. İstanbul’un 14 daireye ayrılması ve her birinde ayrı bir belediye kurulması öngörülmüştü. Fiilen ilk belediye, Beyoğlu ve Galata semtlerinde kuruldu. 1868 yılında çıkarılan Nizamname ile belediye örgütünün bütün İstanbul’a yayılması, hatta İstanbul dışında taşrada belediye örgütü kurulması öngörülüyordu. Bu amaçla İstanbul’da Şehremaneti örgütünün yeniden kurulması ve kentin 14 belediye dairesine ayrılması kararlaştırılmıştı.

*** İstanbul için çıkarılan Dersaadet Belediye Kanunu eski belediye kuruluşlarını aynen korumuş ancak İstanbul’daki 14 belediye dairesini 20’ye çıkarmıştır.

*** Belediye Kanunu’nun 4. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre, nüfusu 5.000 ve üzerinde olan yerleşim birimlerinde belediye kurulabilir. İl ve ilçe merkezlerinde belediye kurulması zorunludur.
Müşterek kararname: ilgili bakan (içişleri Bakanı), Başbakan ve Cumhurbaşkanı imzalarını taşıyan düzenleme

*** Toplam belediye sayısı 2950’dir. Yeni kurulacak bir belediyenin bir başka belediyenin meskûn sahalarına 5.000 metreden daha yakın olamayacağı hüküm altına alınarak,

*** Belde, köy veya bunların bazı kısımlarının bir başka beldeye katılabilmesi için bu yerlerin meskûn sahalarının katılınacak beldenin meskûn sahasına uzaklığı 5.000 metreden fazla olamaz.

*** Büyükşehir belediyesi, bulunan yerlerde ayrılma yoluyla yeni bir belde ya da köy kurulmasında, beldenin nüfusunun 100.000’den aşağı düşmemesi ve yeni kurulacak beldenin nüfusunun 20.000’den az olmaması şarttır.
Mahalle; muhtar ve ihtiyar heyeti tarafından yönetilir. Belediye sınırları içinde mahalle kurulması, kaldırılması, birleştirilmesi, bölünmesi, adlarıyla sınırlarının tespiti ve değiştirilmesi, belediye meclisinin kararı ve kaymakamın görüşü üzerine valinin onayı ile olur.

*** Belediye sınırları içinde nüfusu 500’ün altında mahalle kurulamaz.

*** Bir beldenin adı, belediye meclisi üye tam sayısının en az dörtte üç çoğunluğunun kararı ve valinin görüşü üzerine içişleri Bakanlığının onayı ile değiştirilir. Bu karar Resmi Gazete’de yayımlanır.

*** Meskûn sahası, bağlı olduğu il veya ilçe belediyesi ile nüfusu 50.000 ve üzerinde olan bir belediyenin sınırına, 5 km’den daha yakın duruma gelen belediye ve köylerin tüzel kişiliği; genel imar düzeni veya temel alt yapı hizmetlerinin gerekli kılması durumunda, Danıştayın görüşü alınarak, içişleri Bakanlığının teklifi üzerine müşterek kararname ile kaldırılarak bu belediyeye katılır.

*** Tüzel kişiliği kaldırılan belediyenin tasfiyesi il özel idaresi tarafından yapılır.
*** Mevcut yasal düzenlemelere göre dört ayrı belediyenin varlığından söz edilebiliriz.

Bu belediyeler:

Olağan (Normal) Belediyeler: Olağan belediyeler, büyükşehir belediyelerinin bulunmadığı iller ile bu illerin ilçelerinde ve diğer beldelerde kurulmuş olan belediyelerdir.

Büyükşehir Belediyesi: En az üç ilçe veya ilk kademe belediyesini kapsayan bu belediyeler arasında koordinasyonu sağlayan, kanunlarla verilen görev ve sorumlulukları yerine getiren, yetkileri kullanan belediyelerdir.

Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçindeki İlçe Belediyeleri: Bu belediyeler de aynen büyükşehir belediyelerinin tabi olduğu kanunlara bağlı olarak hizmet üretmektedirler.

İlk Kademe Belediyesi: Büyükşehir belediye sınırları içinde ilçe kurulmaksızın oluşturulan ve büyükşehir ilçe belediyeleriyle aynı yetki, imtiyaz ve sorumluluklara sahip belediyedir.

- Belediye meclisi, belediyenin karar organıdır.

- Seçimler beş yılda bir yapılır.

Ayni hak: Taşınır veya taşınmaz özerinde doğrudan doğruya egemenlik yetkisi veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklar.

*** Bütçe görüşmesine rastlayan toplantı süresi en çok yirmi gün, diğer toplantıların süresi en çok beş gündür.
Belediye meclisi, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve katılanların salt çoğunluğuyla karar verir. Ancak karar yeter sayısı, üye tam sayısının dörtte birinden az olamaz.

- Belediye başkanı, hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarını, gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere beş gün içinde meclise iade edebilir. Belediye başkanı, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar leyhine on gün içinde idari yargıya başvurabilir.

- Belediye meclisi, üyeleri arasından en az üç en fazla beş kişiden oluşan ihtisas komisyonları kurabilir.
İhtisas komisyonları, her siyasi parti grubunun ve bağımsız üyelerin meclisteki üye sayısının meclis
üye tam sayısına oranlanması suretiyle oluşturulur, il ve ilçe belediyeleri ile nüfusu 10.000’in üzerindeki belediyelerde plan ve bütçe ile imar komisyonlarının kurulması zorunludur. Meclis toplantısını müteakip imar komisyonu en fazla on iş günü, diğer komisyonlar ise beş iş günü içinde kendilerine havale edilen işleri sonuçlandırır.

- il ve ilçe belediyeleri ile nüfusu 10.000’in üzerindeki belediyelerde, belediye meclisi, her Ocak ayı toplantısında belediyenin bir önceki yıl gelir ve giderleri ile hesap kayıt ve işlemlerinin denetimi için kendi üyeleri arasından gizli oyla ve üye sayısı üçten az, beşten çok olmamak üzere bir denetim komisyonu oluşturur. Komisyon, her siyasi parti grubunun ve bağımsız üyelerin meclisteki üye sayısının meclis üye tam sayısına oranlanması suretiyle oluşur.

- Belediye meclisi, bilgi edinme ve denetim yetkisini faaliyet raporunu değerlendirme, denetim komisyonu, soru, genel görüşme ve gensoru yoluyla kullanır.

- Belediye başkanınca meclise sunulan bir önceki yıla ait faaliyet raporundaki açıklamalar, meclis üye tam sayısının dörtte üç çoğunluğuyla yeterli görülmezse yetersizlik kararıyla görüşmeleri kapsayan tutanak, meclis başkan vekili tarafından mahallin mülki idare amirine gönderilir. Vali, dosyayı gerekçeli görüşüyle birlikte Danıştaya gönderir. Yetersizlik kararı, Danıştayca uygun görüldüğü takdirde belediye başkanı, başkanlıktan düşer.

- Belediye başkanı ve meclis üyeleri, münhasıran; kendileri, ikinci derece dâhil kan ve kayın hısımları ve evlatlıkları ile ilgili işlerin görüşüldüğü meclis toplantılarına katılamazlar.

- Belediye meclisi üyeliğine seçilme yeterliğinin kaybedilmesi durumunda, valinin bildirmesi üzerine Danıştay tarafından üyeliğin düşmesine karar verilir.

- İl belediyelerinde ve nüfusu 100.000’in üzerindeki belediyelerde, belediye meclisinin her yıl kendi üyeleri arasından bir yıl için gizli oyla seçeceği üç üye, mali hizmetler birim amiri ve belediye başkamnın birim amirleri arasından bir yıl için seçeceği iki üye olmak üzere yedi kişiden,

- Belediye başkanı, mahalli idareler genel seçimlerinden itibaren altı ay içinde; kalkınma planı ve programı ile varsa bölge planına uygun olarak stratejik plan ve ilgili olduğu yıl başından önce de yıllık performans planı hazırlayıp belediye meclisine sunar.

• Mazeretsiz ve kesintisiz olarak yirmi günden fazla görevini terk etmesi ve bu durumun mahallin mülki idare amiri tarafından belirlenmesi,

*** Seçilme yeterliğini kaybetmesi,

*** Görevini sürdürmesine engel bir hastalık veya sakatlık durumunun yetkili sağlık kuruluşu raporuyla belgelenmesi,

*** Meclisin feshine neden olan eylem ve işlemlere katılması hâllerinden birinin meydana gelmesi durumunda İçişleri Bakanlığının başvurusu üzerine Danıştay kararıyla başkanlık sıfatı sona erer.

* Belediye görevleri ile ilgili olarak söz edilen dört ilke ya da sistemin açıklanmasında yarar vardır.

* Belediye teşkilatı, norm kadroya uygun olarak yazı işleri, mali hizmetler, fen işleri ve zabıta birimlerinden oluşur.

* Belediyelerde iç ve dış denetim yapılır. Denetim, iş ve işlemlerin hukuka uygunluğu ile mali ve performans denetimini kapsar, iç ve dış denetim 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine göre yapılır.

* Büyükşehir belediye meclisi, büyükşehir belediyesinin karar organıdır

* Büyükşehir belediye başkanı, hukuka aykırı gördüğü belediye meclisi kararlarını, yedi gün içinde gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere belediye meclisine iade edebilir.

* İmar ve bayındırlık komisyonu, çevre ve sağlık komisyonu, plan ve bütçe komisyonu, eğitim, kültür, gençlik ve spor komisyonu ile ulaşım komisyonunun kurulması zorunludur.

* Belediye Kanunu’ndaki hükümler saklı kalmak kaydıyla büyükşehir belediye meclisinin feshine neden olan eylem ve işlemlere katılan büyükşehir, ilçe belediye başkanlarımn görevlerine Danıştay kararıyla son verilir.

* Nüfusu iki milyonu aşan büyükşehir belediyelerinde on, diğer büyükşehir belediyelerinde beşi geçmemek üzere başkan danışmanı görevlendirilebilir.

 

 

////////// 6. ÜNİTE //////////

 

 

***** BELEDİYELERİN MALİ YAPISI

 

 

 

BELEDİYELERİN GELİRLERİ 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNUNDA ŞU ŞEKİLDE BELİRTİLMEKTEDİR ;

*** Kanunlarla gösterilen belediye vergi, resim, harç ve katılma payları
* Belediye Gelirleri Kanunu’na göre elde edilen gelirler

* Emlak vergisi

*** Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan pay

*** Genel ve özel bütçeli idarelerden yapılacak ödemeler

*** Taşınır ve taşınmaz malların kira, satış ve başka suretle değerlendirilmesinden elde edilecek gelirler

*** Belediye meclisi tarafından belirlenecek tarifelere göre tahsil edilecek hizmet karşılığı ücretler

*** Faiz ve ceza gelirleri

*** Bağışlar

*** Her türlü girişim, iştirak ve faaliyetler karşılığı sağlanan gelirler

*** Diğer gelirler

Vergi, resim, harç ve katılma paylarına yer veren kanun 26.5.1981 tarihli 2464 sayı lı Belediye Gelirleri Kanunu’dur. Kanun’un birinci kısmı “Belediye Vergileri”ne, ikinci kısmı “Belediye Harçlarına, üçüncü kısmı da “Harcamalara Katılma Paylarına ayrılmıştır.

İlan ve reklam vergisi: Belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilan ve reklam, bu vergiye tabidir.

Mücavir alan: İmar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve sorumluluğu altına verilmiş olan alanlardır. Mücavir alan sınırları belediye meclisi ile il idare kurulu kararıyla tespit edildikten sonra vilayetlerce Bayındırlık ve İskân Bakanlığına gönderilir. Bakanlık bunları inceleyerek, aynen veya değiştirerek onamaya veya değiştirilmek üzere iadeye yetkilidir. Mücavir alanın ilgili belediye sınırına bitişik olması gerekmez. Ayrıca, bu alanlar köyleri de kapsayabilir. Mücavir alandan çıkarılmak da aynı usule tabidir.

Tarife: Bu verginin tarifesi spesifik bir yapıdadır. Tarifede metrekare ve adet ölçülerine göre düzenleme yapılarak, her spesifik tarifede olduğu gibi vergi miktarlarına yer verilmiştir.

Tarifede belirtilen en az ve en çok sınırları aşmamak şartıyla mahallin çeşitli semtleri arasındaki sosyal ve ekonomik farklılıklar göz önünde tutularak belediye meclisleri vergi tutarlarını belirler, ilan ve reklam işinin bu işi mutad meslek olarak ifa edenler tarafından yapılması hâlinde ilan ve reklam işini yapanlarca ilan veya reklamın yapıldığı ayı takip eden ayın yirminci günü akşamına kadar verilecek beyanname üzerine tarh ve tahakkuk ettirilir.

Eğlence vergisi: Belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan aşağıdaki eğlence işletmelerinin faaliyetleridir.

Mükellef: Eğlence yerlerini işleten gerçek veya tüzel kişilerdir.

Vergi, biletle girilen yerlerde bilet bedellerine eklenmek suretiyle hesaplanır ve belediye tarafından özel damga konulması sırasında ödenir. Yerli ve yabancı film gösterimlerinden toplanan verginin %75’i Kültür ve Turizm Bakanlığı Merkez Saymanlık hesabına, %25’i ilgili belediyeye tahsilini takip eden ayın on beşinci akşamına kadar aktarılır.

Haberleşme vergisi: Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde Posta Telgraf Telefon işletmesi tarafın dan tahsil edilen telefon, teleks, faksimili ve data ücretleri (tesis, devir ve nakil ücretleri hariç) haberleşme vergisine tabidir.

Mükellef: Vergiye konu olan ücretleri tahsil eden Posta Telgraf Telefon idaresidir.

Oran: Haberleşme vergisinin oranı %1’dir.

Elektrik ve havagazı vergisi: Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde elektrik ve havagazı tüketimi bu verginin konusudur.

Mükellef: Elektrik ve hava gazının tüketenlerdir.

Belediye sınırları ve mücavir alanlar içindeki menkul ve gayrimenkul mallar için yapılan yangın sigortaları dolayısıyla alınan primler, bu verginin konusunu oluşturur.

Mükellef: Sigorta şirketleridir.

Yangın sigortası vergisinin oranı %10’dur.

Çevre temizlik vergisi: Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan konut, iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binalar çevre temizlik vergisine tabidir.
** Verginin mükellefi binaları kullananlardır.
** Su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle hesaplanan çevre temizlik vergisi, su faturasında ayrıca gösterilmek suretiyle tahakkuk etmiş sayılır. Tahakkuk eden vergi, su tüketim bedeli ile birlikte belediyelerce tahsil edilir, iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binalara ait çevre temizlik vergisi. Büyükşehir belediye sınırları içinde bulunan belediyerihn kendileri tarafından tahsil edilen çevre temizlik vergisinin %20’si aynı esaslar çerçevesinde büyükşehir belediyelerine aktarılır.
Bakanlar Kurulu kendisine tanınan yetkiyi 2012 yılı için büyükşehir belediye sınırları içinde bulunanlar hariç olmak üzere kalkınmada öncelikli yörelerdeki belediyeler ile nüfusu 5.000’den az olan belediyelerde yukarıdaki tarifede yer verilen tutarları %50 indirimli uygulanmasına karar vermiştir. Doğrudan yaralanma ve yararlananın hizmet maliyetine katılması istenirse alınan kamu gelirine “harç” denilmektedir.

*** Belediye Harçları

Belediye harçları aşağıdaki harçlardan oluşmuştur: * işgal Harcı * Tatil

Günlerinde Çalışma Ruhsatı Harcı • Kaynak Suları Harcı • Tellallıj< Harcı •

Hayvan Kesimi Muayene ve Denetleme Harcı • Ölçü ve Tartı Aletleri Muaye

ne Harcı • Bina İnşaat Harcı • Kayıt ve Suret Harcı • imar İle İlgili Harçlar

(Parselasyon Harcı, ifraz ve Tevhit Harcı, Plan ve Proje Tasdik Harcı, Zemin

Açma izni ve Toprak Hafriyatı Harcı, Yapı Kullanma izni Harcı) • iş yeri Açma

izni Harcı • Muayene, Ruhsat ve Rapor Harcı • Sağlık Belgesi Harcı

*** Belediye sınırları içinde bulunan yerlerden herhangi birinin satış yapmak veya sair maksatlarla ve yetkili mercilerden izin alınarak ya da izin alınmadan geçici olarak işgal edilmesi, İşgal harcına tabidir.

Çalışma ruhsat harcı: Tatil günlerinde, hafta tatili ve ulusal bayram günlerinde çalışmaları belediyelerce izne bağlı iş yerlerine ruhsat verilmesi, bu harcın konusudur.

Mükellef: Kendisine çalışma ruhsatı verilen gerçek veya tüzel kişidir.
Kaynak suları harcı: Özel kaplara doldurulup satılacak işlenmiş sular dahil kaynak sularının belediyelerce denetlenerek hangi kaynaklara ait olduklarını gösterecek şekilde bu kaplara özel işaret konulması, harcın konusunu oluşturur.

Tellallık harcı: Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde belediyelere ait hal, balıkhane, mezat yerleri ve ilgilinin isteğine bağlı olarak belediye tellalı bulundurulan sair yerlerde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından her n~ surette olursa olsun her çeşit menkul ve gayrimenkul mal ve mahsullerin satışı, tellallık harcına tabidir.

Mükellef: Mal ve mahsullerini satan gerçek veya tüzel kişilerdir.

Ölçü ve tartı aletleri muayene harcı: Ölçü ve tartı aletleri ile ölçeklerin ilgili kanun ve tüzük hükümlerine göre belediyelerce damgalanması, bu harcın konusudur.

Bina inşaat harcı: Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde yapılan her türlü bina inşaatı (ilave ve değişiklikler dahil), belediyeden ruhsat alınmasında, tarifedeki miktarlar üzerinden bu harca tabidir.

Belediyeler ve belediyelere bağlı müesseselerden istenecek her türlü kayıt suretleriyle gayrimenkullerle ilgili harita plan ve krokilerin suretleri, bu harca tabidir.

Parselasyon Harcı: Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde imar Kanunu’na göre ilk kez yapılsın veya istek üzerine gerçekleştirilen parselasyon işlemleri, bu harcın konusudur. İfraz ve Tevhit Harcı: Belediyece verilen ifraz ve tevhit kararları, bu harca tabi tutulmuştur.

İlan ve Proje Tasdik Harcı: Proje tasdik işlemleri bu harca tabidir.

Zemin Açma İzni ve Toprak Hafriyatı Harcı: Zemin ve yol kanal açma izni verilmesi, yapım ve yıkım artığı malzeme ile toprak kazısının taşınması için belediyelerce yer gösterilmesi ve bu yerlerin tesviyesi bu harca tabidir.

Yapı Kullanma İzni Harcı: Yapı kullanma izni verilmesi karşılığında alınan harçtır.

İş yeri Açma İzni Harcı: Bir iş yerinin açılması izni bu harca konu olmuştur.

Muayene, Ruhsat ve Rapor Harcı: Mevzuat gereğince alınması zorunlu veya isteğe bağlı görülen ve belediyeler veya onlara bağlı kuruluşlar tarafından düzenlenerek ilgilisine verilecek, muayene ve sağlıkla veya fenni konularla ilgili tahlillere ilişkin ruhsatlar, rapor ve belgeler bu harca tabidir.

Kanalizasyon harçlarına katılma payı: Belediyelerce veya belediyelere bağlı kuruluşlarca inşa, tamir ve genişletilmeye tabi tutulan yolların iki tarafında bulunan veya başka bir yola çıkışı olmaması dolayısıyla bu yoldan yararlanan gayrimenkullerin sahiplerinden meclis kararı ile yol harcamalarına katılma payı alınabilir.

Belediyelerce veya belediyelere bağlı müesseselerce, yeni kanalizasyon tesisi yapılması veya mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre iyileştirilmesi hâlinde, bunlardan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden alınan paydır.

Harcamalara katılma payları : bir program dahilinde veya istek üzerine doğrudan yapılan işlerde, bu hizmetler dolayısıyla yapılan giderlerin tamamıdır. Harcamalara katılma payları, bina ve arsalarda vergi değerinin %2’sini geçemez. İbadet yerleri hakkında harcamalara katılma payı tahakkuku yapılmaz.

- Mücavir alanlara götürülmesi gerekli bulunan hizmetlerin kapsam ve niteliği içişleri Bakanlığınca belirlenir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 2005 yılında yürürlüğe girmesiyle gelirlerin tamamı vergiyi tahsil eden belediyelere bırakılmış, il özel idarelerine ve büyükşehir belediyelerine pay verme usulü kaldınlmıştır.

- Emlak vergisi, bina vergisi ve arazi vergisi olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Emlak vergisinin mükel- leşeri; bina, arsa ve arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa bina, arsa ve araziden malik gibi tasarruf edenlerdir.

- Emlak Vergisi, birincisi Mart, Nisan ve Mayıs aylarında İkincisi Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödenebilir. Emlak Vergisinin oranı, meskenlerde %o1, diğer binalarda %o2’dir. Arazilerde %»1, arsalarda ise %o3’tür. Bu oranlar, büyükşehirlerde yüzde yüz artırımlı uygulanır. Bakanlar Kurulu, emlak vergisi oranlarını yarısına kadar indirmeye veya üç katına kadar artırmaya yetkilidir.

- Genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamının %2,85’i büyükşehir dışındaki belediyelere, %2,50’si büyükşehir ilçe belediyelerine ayrılır. Büyükşehir belediye sınırları içinde yapılan genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamının %51 ile büyükşehir ilçe belediyelerine ayrılan payların %30’u büyükşehir belediye payı olarak ayrılır, %5’lik büyükşehir belediyeleri payının %70’i, doğrudan ilgili büyükşehir belediyesi hesabına yatırılır. Kalan %30′luk kısmı ise büyükşehir belediyeleri arasında nüfus esasına göre dağıtılır.

- Denkleştirme ödeneği; kesinleşmiş en son genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamının %1’nin Maliye Bakanlığı bütçesine nüfusu 10.000′e kadar olan belediyeler için kullanılmak üzere, ödenek olarak konulmasıyla oluşturulur. İller Bankası, hesabına aktarılan bu ödeneğin %65’ini eşit şekilde, %35’ini ise nüfus esasına göre dağıtır.

Bağışlar: Özel, tüzel ve gerçek kişilerin, çoğunlukla belirli bir amacın gerçekleştirilmesi için ya da koşulsuz olarak belediyelere aktardığı nakdi veya ayni değerlerdir.

*** TBMM’ye bağlı millî saraylar hariç, belediye ve mücavir alan sınırları içinde gerçek ve tüzel kişilerce işletilen her türlü müzelerin giriş ücretlerinin %5’i belediye payı olarak ayrılır.

*** Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde faaliyet gösteren maden işletmelerince Maden Kanunu’nda yer alan Devlet paylarına ilaveten yıllık satış tutarının %o2’si oranında belediye payı ayrılır.

*** Belediyenin yıllık toplam personel giderleri, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin, belirlenecek yeniden değerleme katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın %30’unu aşamaz. Nüfusu 10.000’in altında olan belediyelerde bu oran %40 olarak uygulanır. Yıl içerisinde aylık ve ücretlerde beklenmedik bir artışın meydana gelmesi sonucunda personel giderlerinin söz konusu oranları aşması durumunda, cari yıl ve izleyen yıllarda personel giderleri bu oranların altına ininceye kadar yeni personel alımı yapılamaz.

*** Belediyenin stratejik planına ve performans programına uygun olarak hazırlanan bütçe, belediyenin mali yıl ve izleyen iki yıl içindeki gelir ve gider tahminlerini gösterir, geliıierin toplanmasına ve harcamaların yapılmasına izin verir. Belediye başkanı tarafından hazırlanan bütçe tasarısı Eylül ayının birinci gününden önce encümene sunulur ve içişleri Bakanlığına gönderilir. İçişleri Bakanlığı belediye bütçe tahminlerini konsolide eder ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve kontrol Kanunu uyarınca merkezî yönetim bütçe tasarısına eklenmek üzere Eylül ayı sonuna kadar Maliye Bakanlığına bildirir.

*** Büyükşehir belediye bütçesi ile ilçe belediyelerinden gelen bütçeler büyükşehir belediye meclisine sunulur ve büyükşehir belediye meclisince yatırım ve hizmetler arasında bütünlük sağlayacak biçimde aynen veya değiştirilerek kabul edilir. Büyükşehir belediye meclisince ilçe ve ilk kademe belediye bütçelerinde yapılan değişikliklere karşı on gün içinde Danıştaya itiraz edilebilir. Danıştay, itirazı otuz gün içinde karara bağlar.

 

 

////////// 7. ÜNİTE //////////

 

 

***** İL ÖZEL İDARELERİ VE KÖYLERİN İDARİ VE MALİ YAPISI

 

 

 

Yerel yönetim birimleri arasında deyim yerindeyse varlığı ile yokluğu fark edilemeyecek konumda olan kuruluşlar, il özel idareleridir.

Merkezî yönetimin bir kademesi olan ıl, yetki genişliği ilkesine göre yönetilmektedir.

Merkezî yönetimin taşra örgütü olan ilin en büyük mülki amiri, merkez tarafından atanan validir.

Merkezî yönetim, iller üzerindeki denetimini hiyerarşik denetim esaslarına göre yapmaktadır. İlin ikinci yönü de 1982 Anayasası’nın 127. maddesine göre, aynı zamanda yerel yönetim birimi olarak kabul edilmesidir. Merkezî yönetim, il özel idaresini idari vesayet yöntemi ile denetlemektedir.

Fransa’dan departman sistemi örnek alınarak idari alanda başlatılan yeniden yapılanma arayışının en önemli yönü, eyalet sisteminin yerine vilayet sisteminin getirilmesidir. Vilayet ya da daha çok kullanılan İsmiyle il, genel idaresi açısından merkezî yönetime bağlı ve onun taşra örgütünün bir parçasını oluşturmaktadır,

ilin genel idaresi ile özel idaresinin iki ortak yönü vardır;

*** Ortak yönlerden Diri valinin, hem il genel idaresinin, hem de özel idaresinin bası olmasıdır.
*** Diğer ortak yön ise ilin genel idaresi ile özel idaresinin faaliyet alanlarının, il sınırları içinde kalan bölge olarak saptanmış olmasıdır.

*** Türkiye’de hâlen 81 il olduğuna göre, 81 il özel idaresi bulunmaktadır.

*** 6 Aralık 2012 tarihinde yayımlanan 6360 sayılı Kanun, yapılacak ilk mahalli idareler genel seçiminden itibaren, sayıları 29’a çıkacak büyükşehir belediyelerinde il özel idarelerinin tüzel kişiliğini kaldırmıştır. Normal şeçim tarihi olan Mart 2014’ten sonra il özel idarelerinin sayısı 81′den 52’ye inmiş olacaktır.

*** il özel idarelerinin yerel yönetimler içindeki ağırlığı beşte bir düzeyindedir.

*** 22 Şubat 2005 tarihinde yukarıda belirtilen 1913 tarihli Kanun yürürlükten kaldırılarak 5302 sayılı İl Özel idaresi Kanun’u yürürlüğe girmiştir, il özel idareleri, 3360 sayılı Kanun’da, “taşınır ve taşınmaz mallara sahip ve bu kanunla belirlenmiş sınırlı, özel görevleri yapmakla yükümlü bir tüzel kişi” olarak tanımlanmışken 5302 sayılı Kanun’da, “il halkının yerel nitelikteki ortak ihtiyaçlarını.karşılamak üzere Kurulan ve karar organları seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişileri” şeklinde tanımlanmıştır. İl özel idarelerinin idari ve mali özerkliğe sahip kurumlar oldukları ilk kez 5302 sayılı Kanun’la açıkça ifade edilmiştir.

*** Türkiye’deki yerel yönetimler, 1839′da Tanzimat Fermam’m izleyen dönemde ve esas itibarıyla 1854teki Kırım Savaşı sonrasında kurulmuşlardır. Batı’da bu niteliklere sahip yerel yönetimlerin, 1789 Fransız Devrimi’nden sonra kurulmaya başlanmıştır. Türkiye’de ise, yukarıdaki niteliklere sahip yerel yönetimlerin doğması, Cumhuriyet döneminin ilk yıllarına rastlamaktadır. Osmanlı idari sistemi, merkez ve taşra teşkilatları olmak üzere iki kısımdan meydana geliyordu. Bu bakımdan taşra örgütü beylerbeyi ve sancakbeyi halindeydi. Beylerbeyi, belirli bir bölge idaresinin başkanı durumunda olduğu gibi aynı zamanda sadrazamın da temsilcisiydi.

*** Osmanlı İmparatorluğu döneminde, 1854 öncesi, sadece yerel hizmetleri görmekle yükümlü bir birim yoktu. Bunun nedeni, Osmanlı İmparatorluğumun kendine özgü idari yapısı, toprak rejimi, mâliyesi, vakıf düzeni ve kadılık kurumudur. Bu konudaki ilk düzenleme 1856′da Islahat Fermanı’nda yapılarak, vilayet düzeninin oluşturulmasında önemli bir adım atılmıştır. Bugünkü il özel idarelerinin yasal temeli, Tanzimat Fermanı’nın üzerinden yirmi beş yıl geçtikten sonra 1864 tarihli Teşkili Vilayet Nizamnamesi ile atılabilmiştir. Muhassallık Meclisleri diğeri de Tuna Vilayeti uygulamasıdır. Muhassallık Meclisleri vilayet yönetimindeki ilk yerel kurul uygulamasıdır. Muhassal- lık kurumu, bazı yazarlar tarafından, ‘Tanzimat’tan sonra eyalet yönetiminde müslüman ve hıristiyan yerel nüfus gruplarının yönetime katı İması” ve “yerel yönetim kurullarının sınırlı bir anlamda ilk örneği” şeklinde nitelendirilmiştir.

*** Vilayetlerin özerk bir yerinden yönetim birimi hâline getirilmeleri, yasal yönden ilk olarak 1876 tarihli Anayasa ile kabul olunmuştur.

*** il genel idaresinin başı olan vali, aynı zamanda il özel idaresinin de yürütme organıdır. Bugün ülkemizde 81 ilde 81 il özel idaresi bulunmaktadır.

*** İl genel meclisi, il özel idaresinin karar organıdır ve ilgili kanunda gösterilen esas ve usullere göre ildeki seçmenler tarafından seçilmiş üyelerden oluşur.

*** il genel meclisi, bütçe ve kesin hesabı kabul etmek, imar planlarını görüşmek ve karara bağlamak, borçlanmaya karar vermek.

*** il genel meclisi, seçim sonuçlarının ilanını izleyen beşinci gün kendiliğinden toplanır. Meclise en yaşlı üye başkanlık eder.

*** Meclis başkanlık divanı seçimi üç gün içinde tamamlanır, il genel meclisinin çalışmalarına ilişkin esas ve usuller içişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir, il özel idareleri ile ilgili olaraK yapılan en önemli değişikliklerden birisi de meclis başkanının meclis üyeleri arasından seçilmesidir.

*** İl genel meclisi, il genel meclisince belirlenecek bir aylık tatil hariç her ayın ilk haftası meclis tarafından önceden belirlenen günde mutat toplantı yerinde toplanır. Bütçe görüşmesine rastlayan toplantı süresi en çok yirmi gün, diğer toplantıların süresi en çok beş gündür.

*** II genel meclisi, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve katılanların salt çoğunluğuyla karar verir. Ancak, karar yeter sayısı, üye tam sayısının dörtte birinden az olamaz.

*** il genel meclisi tarafından alınan kararların tam metni, en geç beş gün içinde valiye gönderilir. Vali, hukuka aykırı gördüğü kararları, yedi gün içinde gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere il genel meclisine iade edebilir.

*** İl genel meclisi, bir yıl görev yapmak üzere üyeleri arasından en az üç, en fazla beş kişiden oluşan ihtisas komisyonları kurabilir. Plan ve Bütçe ile İmar ve Bayındırlık komisyonları en çok yedi kişiden meydana gelir.

*** il genel meclisi, her yılın Ocak ayında yapılacak toplantısında il özel idaresinin bir önceki yıl gelir ve giderleri ile hesap ve işlemlerinin denetimi için kendi üyeleri arasından gizli oyla ve üye sayısı üçten az, beşten çok olmamak üzere bir denetim komisyonu oluşturur.

*** il genel meclisi soru, genel görüşme ve faaliyet raporunu değerlendirme yollarıyla bilgi edinme ve denetim yetkisini Kullanır. Meclis üyeleri, meclis başkanlığına önerge vererek il özel idaresi işleriyle ilgili konularda sözlü veya yazılı soru sorabilir.

*** il genel meclisi üyeliği, ölüm ve istifa durumunda kendiliğinden sona erer, il genel meclisi üyeliğine seçilme yeterliliğinin kaybedilmesi durumunda, valinin bildirmesi üzerine Danıştay tarafından üyeliğin düşmesine karar verilir.

İl genel meclisi;

** Kendisine kanunla verilen görevleri süresi içinde yapmayı ihmal eder ve bu durum il özel idaresine ait işleri aksatırsa,

** il özel idaresine verilen görevlerle ilgisi olmayan siyasi konularda karar alırsa İçişleri Bakanlığının Bildirisi üzerine Danıştay’ın kararı ile feshedilir.

*** Meclis ve komisyon toplantılarına katıldıkları her gün için; huzur hakkı ödenir.

*** il encümeni valinin başkanlığında, il genel meclisinin her yıl kendi üyeleri arasından bir yıl için gizli oyla seçeceği beş üye ile biri mali hizmetler birim amiri olmak üzere valinin her yıl birim amirleri arasından seçeceği beş üyeden oluşur.
*** Encümen, haftada en az bir defa olmak üzere önceden belirlenen gün ve saatte toplanır. Encümen üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve katılanların salt çoğunluğuyla karar verir. Oyların eşitliği durumunda başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır. Encümen gündemi vali tarafından hazırlanır. Vali, kesinleşen encümen kararının uygulanmasını duraurur ve idari yargı mercilerine yürütmeyi durdurma talebi ile birlikte on gün içinde başvurur, itiraz Danıştayca en geç altmış gün içinde karara bağlanır.

*** Vali, il özel idaresinin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisidir.

*** Vali, mahalli idareler genel seçimlerinden itibaren altı ay içinde; kalkınma plan ve programları ile varsa bölge planına uygun olarak stratejik plan ve ilgili olduğu yıl başından önce de yıllık performans planı hazırlayıp il genel meclisine sunar.

*** Vali, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebilir.

*** İl çevre düzeni planı; valinin koordinasyonunda, büyükşehirlerde büyükşehir belediyeleri, diğer illerde il belediyesi ve il özel idaresi ile birlikte yapılır, il çevre düzeni planı belediye meclisi ile il genel meclisi tarafından onaylanır.

II özel idaresinin gelirleri şunlardır:

** Kanunlarla gösterilen il özel idaresi vergi, resim, harç ve katılma payları.
** Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylar.

*** Bakanlar Kurulu, bu oranı iki katına kadar artırmaya veya kanuni haddine kadar indirmeye yetkilidir.

*** İller gelişmişlik katsayılanna göre en az gelişmiş ilden en çok gelişmiş ile doğru ve eşit sayıda ili içeren beş gruba ayrılır.

*** ilin stratejik planına uygun olarak hazırlanan bütçe, il özel idaresinin mali yıl ve izleyen iki yıl içindeki gelir ve gider tahminlerini gösterir, gelirlerin toplanmasına ve harcamaların yapılmasına izin verir.

Vali tarafından hazırlanan bütçe tasarısı Eylül ayı başında il encümenine sunulur. Encümen, bütçeyi inceleyerek görüşüyle birlikte Kasım ayının birinci gününden önce il genel meclisine sunar, il genel meclisi bütçe tasansını yıl başından önce aynen veya değiştirerek kabul eder.

Bütçe tasarısının süresi içinde kesinleşmemesi halinde vali, görüşüyle birlikte durumu İçişleri Bakanlığına bildirir. İçişleri Bakanının otuz gün içinde vereceği karar kesindir.

II özel idaresi bütçesiyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir, ilçelerde bu yetki kaymakam tarafından kullanılır.

***Köy: insanların toplumsal bir varlık olmalarından ve bir arada yaşama ihtiyaçlarından doğan doğal bir yerleşme birimidir. Örneğin, 1858 tarihli bir Talimat ile Osmanlı imparatorİuğu’nun mülki idare bölümleri eyâlet, liva, kaza ve kariyelerden (köylerden) oluşturulmuştur.

Köylere ait ayrıntılı hükümler ilk olarak 1864 tarihli Teşkilatı Vilayet Nizamnamesinde yer almıştı.

1876 tarihinde, köylerde, Avrupa ülkelerindeki özellikle Fransa’daki- örneklerine benzer bir Örgüt oluşturmak amacıyla idare-i Nevahi (nahiyeler idaresi) adlı yeni bir nizamname daha düzenlenmiştir.

1924 tanhli Kanun, köylere ilk kez tüzel kişilik kazandırmış ve hâlen de yürürlükte olan bir kanundur, köyün üç ayrı tanımını şu şekilde görmekteyiz;

** “Nüfusu iki binden aşağı yurtlara köy denir.” (Madde:1)

** “Cami, mektep, otlak, yaylak ve baltalık gibi orta malları bulunan ve toplu veya dağınık evlerde oturan insanlar bağ, bahçe ve tarlalarıyla birlikte bir köy teşkil ederler.” (Madde:2)

** “Köy bir yerden bir yere götürülebilen veya götürülemeyen mallara sahip olan ve işbu kanun ile kendisine verilen işleri yapan başlı başına bir varlıktır. Buna “şahsi manevi” denir.” (Madde:7)

*** Bir veya birden fazla köyün köy ihtiyar meclisinin kararı veya seçmenlerinin en az yarısından bir fazlasının mahallin en büyük mülki idare amirine yazılı başvurusu ya da valinin kendiliğinden buna gerek görmesi durumunda, valinin bildirimi üzerine, mahalli seçim kurulları, on beş gün içinde köyde veya köy kısımlarında kayıtlı seçmenlerin oylarını alır ve sonucu bir tutanakla valiliğe bildirir. İşlem dosyası valinin görüşüyle birlikte içişleri Bakanlığına gönderilir. Danıştayın görüşü alınarak müşterek kararname ile o yerde belediye kurulur. Herhangi bir köyün, Köy Kanunu’nun uygulama alanına girebilmesi için nüfusun 150’den yukarı olması da gerekmektedir. Türkiye’de nüfusu 150’nin altında olup, mezra, Kom, divan, oba diye adlandırılan çok küçük yerleşme birimleri de vardır.

*** Köylerin danışma ve karar organı köy derğneği ile ihtiyar meclisi, yürütme orğan ise muhtardır.

*** Köy muhtarını ve ihtiyar meclisi üyerini seçmeğe hakkı olan kadın ve erkek köylülerin toplanmasından oluşan bir organdır.

İhtiyar meclis, köye ait işleri görşüp yürütmeye ilişkin kararlar alan ve bunları denetleyen bir organdır.Nüfusu 1000′den az olan köylerde 8, binden fazla olan köylerde ise 12 üye seçilir. Doğal üyeler ise; köyün imamı, köyün öğrenmeni veya başöğretmeni, şayet varsa birinci sınıf ebelerle birinci sınıf sağlık memurlarıdır.

*** Köy Kanunu’na göre muhtar, hem merkezî yönetimin köydeki temsilcisi, hem de yerel yönetim birimi olan köy yönetiminin başı ve yürütme organıdır.

*** Köy muhtarları, seçilme niteliğine sahip köy halkı arasından köylü seçmenler tarafından seçilir. Ayrıca, en az altı aydan beri köyde yerleşmiş olmak gerekmektedir.

*** Merkezi yönetimin, köyler üzerindek idari vesayeti, köy organlıra ve personeli ile köy organlırın karar ve uyglumaları üzerinde görülmektedir. Vesayet makamı ise vali ve kaymamak gibi yerel mülki amirlerdir.

*** isteğe bağlı görevlerin, köylnün yarısnıdan çoğunun istememesiyle köy elemeği kakarı, vali veya kaymakamların onayı ile zorunlu görevler arasına kalınması mümkün kılınmıştır.

*** Köy gelirleri arasında önemli bir yer tutan İmece, köy işlerinde köylülerin ücretsiz olarak bedenen çalıştırılmasını ifade eden bir kavramdır.

*** Salma bir tür vergidir. Dağıtma vergileri sınıfına giren bir yükümlülüktür. Köy gelirleri, köy işlerini gören köyün aylıklı personelinin aylık ve yıllıklarıyla, köy sınırları içinde yapılacak mecburi köy işlerine yetmezse uygulanacak bir gelirdir.

Köy bütçesi, muhtarın başkanlığında ihtiyar meclisi tarafından hazırlanır. Kaymakam veya vali onaylamadan önce düzeltme yapabilir veya ihtiyar meclisine yaptırabilir. Bütçenin yürütücüsü muhtardır.

 

 

////////// 8. ÜNİTE ///////////

 

 

***** MAHALLİ İDARELERİN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

 

 

 

Mahalli İdareler; İl, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları gene kanunla gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzei kişileridir.

Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir.

***Mahalli idarelerin seçimleri, Anayasa’nın 67. maddesindeki esaslara göre beş yılda bir yapılır.

Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri konusundaki denetim, yargı yolu ile olur.

*** Merkezî idare, mahalli idareler üzerinde, mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine sahiptir.

*** Mahalli idarelerin belirli kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile kendi aralarında Bakanlar Kurulu’nun izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezî idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla düzenlenir.

***ANAYASA’NIN YEREL YÖNETİMLERLE İLGİLİ MADDESİNİN İNCELENMESİNDEN ÇIKAN SONUÇLAR ŞUNLARDIR:

*** Türkiye’de yerel yönetimler deyiminin kapsamına giren kuruluşlar, il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir. Yukarıda aynen yer verdiğimiz madde de görüleceği gibi il özel idareleri deyimi yoktur. Ancak, Anayasa’da belirtilen ilke doğrultusunda “il halkının müşterek mahalli ihtiyaçlarını karşılayacak kamu tüzel kişiliğinin” il özel idaresi olduğu bir başka kanunda açıkça belli edilmiştir.

*** Yerel yönetimler kamu tüzel kişiliğine sahip anayasal kuruluşlardır.

*** Yerel yönetimlerin karar organları seçimle oluşturulacaktır.

*** Yerel yönetimlerin kuruluşu, görevleri ve yetkileri ile ilgili çıkarılacak kanunlar, yerinden yönetim ilkesine uygun düzenlenmek zorundadır.

**** Büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim biçimleri getirilebilir.

**** Yerel yönetim seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanma ve kaybetmeleri konusundaki denetim yargı yolu ile yapılabilir.

*** Seçilmiş yerel yönetim organlarını veya bu organların üyelerini, geçici bir önlem olarak içişleri bakanı görevden alabilir. Ancak bu işlem, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan üyeler hakkında, yargının vereceği kesin hükme kadar uygulanabilir.

**** Merkezî yönetim, Anayasa’da belirtilen amaçlar doğrultusunda kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde yerel yönetimler üzerinde idari vesayet yetkisine sahiptir.

*** Yerel yönetimlere görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır.

***** İl özel idarelerinin yürütme organı olan valinin atama ile geldiği bilinmektedir.

Belediye başkanları, Belediye Kanunu’nda yer alan hüküm nedeniyle seçilerek gelmektedir.

İl özel idarelerinde, yürütme organının atama ile gelmesi, il özel idarelerini tam bir mahalli idare yapısından uzaklaştırmakla beraber, ülkemizin siyasi tercihi bu yönde gerçekleşmiştir.
*** Mahalli idare seçimlerinin beş yılda bir yapılması konusunda bir değişiklik yapılmamıştır. TBMM’nin seçimleri 31.05.2007’de yapılan değişiklikle, dört yılda bir yapılır hâle gelmiştir.

*** Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itarazların çözümü ve akbe Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri konusundaki denetimin yargı yolu ile olması mahalli idare organları veya bu organların üyelerini, içişleri bakanının geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilmesi uygulamada zaman zaman sorunlara yol açmıştır.

*** Anayasamıza göre merkezî idare aşağıdaki amaçlarla kanunlarla belirlenen esas ve usullerle idari vesayet yetkisine sahiptir. Bu amaçlar;

* Mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi

* Kamu görevlerinde birliğin sağlanması

* Toplum yararının korunması

* Mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması olarak belirtilmiştir.

İdari vesayet ; kanun ile belirlenen ve bir kurum üzerinde, o kurumun dışındaki idari makamların denetimine tabi olma hâlini tanımlar.

* Belediye sınırları, belediye meclisinin kararı ve kaymakamın görüşü üzerine valinin onayı ile kesinleşir.

* Belediye sınırları içinde mahalle kurulması, birleştirilmesi, bölünmesi, adlarıyla sınırlarının tespiti ve değiştirilmesi, belediye meclisinin kararı ve kaymakamın görüşü üzerine valinin onayı ile olur.

* Bir beldenin adı, belediye meclisi kararı ve valinin görüşü üzerine içişleri Bakanlığının onayı ile değiştirilir.

* Belediye ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmesi konusunda

- içişleri Bakanlığının onayı ile borçlanma yapabilir.

* Belediye başkanının mazeretsiz ve kesintisiz olarak yirmi günden fazla görevini terk etmesi ve bu durumun mülki idare amiri tarafından belirlenmesi halinde içişleri Bakanlığının başvurusu üzerine Danıştay kararıyla başkanlık sıfatı sona erer.
* Belediye Bankalarının ilkleri olarak, 1401 yılında kurulan Barselona Bankası ile 1408 yılında kurulan Cenova Bankası gösterilmektedir. Bu bankaları Venedik Bankası (1584), Amsterdam Bankası (1630J ve Hamburg Bankası izlemiştir.

* Ülkemizde ise İller Bankası 1933 yılında çıkarılan bir kanunla kurulan Belediyeler Bankasının bir devamı olarak 1945 yılında 4759 sayılı Kanun’la kurulmuştur. İller Bankasının temel amacı, yerel yönetimlerin ve bu yönetimlerin kuracakları birliklerle adı geçen yönetimlere bağlı, tüzel kişiliği haiz olan veya olmayan katma bütçeli idare ve kurumların finansman sorunlarına yardımcı olmak ve imar işleriyle uğraşmaktır. 4759 sayılı iller Bankası Kanunu, 8/2/2011 tarihinde yürürlüğe giren 27840 sayılı “iller Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun” ile kaldırılmış ve aşağıda esasları açıklanan yeni Kanun devreye girmiştir.

* İLBANK’ın amacı; il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile münhasıran bunların üye oldukları mahalli idare birliklerinin finansman ihtiyacını karşılamak, bu idarelerin sınırları içinde yaşayan halkın mahalli müşterek hizmetlerine ilişkin projeler geliştirmek, bu idarelere danışmanlık hizmeti vermek ve teknik mahiyetteki kentsel projeler ile alt ve üstyapı işlerinin yapılmasına yardımcı olmak ve her türlü kalkınma ve yatırım bankacılığı işlevlerini yerine getirmektir.

* Mahalli idare birimlerinin hizmet sunmakla görevli oldukları alanın optimal büyüklükte olması, hizmetin başarılı ve etkin bir biçimde yürütülmesinin ön koşuludur. İl sayıları belirlenirker, hizmet alanının büyüklüğü dikkate alınmadan siyasi amaçlarla birçok yer il yapılmış, birçok ilçeye de il olma sözü verilebilmiştir. Köylerin belediye olabilmesi de, hizmet alanının büyüklüğü ile ilgili arayışlar dışında sadece nüfusunun 5000’i aşması ile mümkün olabilmektedir. Köyler, çok dağınık bir biçimde ve çok değişik büyüklüklerde hizmet görmektedir.

* 13 Ocak 2005 tarihinde kabul edilen 5286 sayılı Kanunla, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü kaldırılmış, köye yönelik hizmetler İstanbul ve Kocaeli’nde Büyükşehir Belediyesine, diğer illerde il özel idarelerine verilmiştir.

Belediyelerin en önemli gelir türü, genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden belediyelere aktarılan paydır.

* 1984 yılı başından itibaren yürürlüğe giren çevre temizlik vergisi miktarları, yeniden değerleme katsayısına bağlı olarak her yıl artış göstermektedir. Genel bütçe vergi gelirlerinden pay verme usulünde de belediyelere pay verilirken, gelişmişlik endeksine göre yapılan pay dağıtımının etkisi nüfus kriterine göre artırılmalıdır.

Yerel demokrasiyi geliştirme yollarından bazıları şöyledir:

Geri çağırma: Yurttaşların, seçilmiş kamu yetkililerinin, görev süreleri dolmadan bu görevlerine son verebilmeleri hakkına sahip olmaları anlamındadır.

Halk Toplantıları: Kamuoyunu bilgilendirmek ve yöneticilere kamunun düşünce, duygu ve isteklerini iletebilmek amacıyla başvurulan geleneksel bir yöntemdir.

Ombudsman: “Yurttaş avukatı” ya da “halk hakemi” adlarıyla da anılan ombudsman, yerel yönetimlerde önemli bir işleve sahiptir. Yerel ombudsman, yerel topluluk üyelerinin, yerel yönetimden herhangi bir şikâyetleri olduğunda (örneğin, hizmetin gereği gibi yada hiç yerine getirilmemesi, haksızlığa uğrama vb) konunun incelenip değerlendirilmek üzere başvuracağı makamdır.
Günümüzde birçok ülkede görülen ombudsman uygulaması, ilk olarak 1809 yılında İsveç’te başlatılmıştır.

“Proje demokrasisi” bir projenin planlama, uygulama ve değerlendirme aşamalarında, kamunun ya da yerel topluluk üyelerinin, değişik düzeylerde ve ölçeklerde bu aşamalara katılabilmeleri anlamındadır.

* 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda “Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.” hükmü bulunmaktadır. Belediyelere genel bütçe vergi gelirleri tahsilatından ayrılacak paylar ile diğer kanunlarla belediyelere verilmesi öngörülen her çeşit paylar da haciz yasağının kapsamına alınmıştır.

Mali kural; bütçe dengesi, borçlanma, harcama ya da vergilendirme gibi mali göstergeler üzerinde belirli bir sınırlama tesis edilerek maliye politikası üzerinde yasal ya da anayasal çerçevede kısıtlayıcı kuralların getirilmesidir.