Aöf-Kamu-Yönetimi-Sosyal-Bilimlerde-Araştırma-Yöntemleri-Ders-Özeti

SOSYAL BİLİMLERDE ARAŞTIRMA YÖNTEMİ

1ÜNİTE ÖZETİ

BİLİMSEL YÖNTEME GİRİŞ

BİLİMSEL YÖNTEM: Bilimin bilgi üretme yolu olarak bilinen yöntem bilimsel yöntemdir. Bilimsel sorunun belirlenip sınıflandırılması ve tanımlamasını, o sorunla ilgili geçici çözüm yolları toplanarak analiz edilmesi için verilerin bir araya getirilerek analiz edilmesini ve sonuca ulaşılmasını içeren yönteme bilimsel yöntem denir.
Darwing’in evrim kuramını oluşturma sürecinde tümdengelime dayalı ve tümevarıma dayalı akıl yürütme sürecini birleştirerek yeni bir bilgi edinme yolu olarak benimsediği yöntem bilimsel yöntemdir.

YANSITICI DÜŞÜNME: Herhangi bir düşünce olay ya da durum ve onun doğruları üzerinde derinliğine ve genişliğine düşünme yöntemidir.

BİLİM VE FELSEFEYE İLİŞKİN İFADELER:
– Felsefe gerçeği arama yöntemi olarak sistemli ve tutarlı bir akıl yürütme süreci ön palandadır.
– Bilimde sorunlarla ilgili hipotezler öne sürme gözlemler yaparak onları test etme ve sonuca ulaşma yöntemi ön plandadır.
– Bilim ve felsefenin gerçeği anlama yolundaki farklı bakış açıları sorunları nasıl bir yöntemle yanıtlanacağıdır.
– Bilimin bilgi üretme yolu olarak bilinen ve kabul edilen yöntemi bilimsel yöntemdir.

SORUN ÇÖZME YOLU OLARAK BİLİM
Ary Jacobs, Razavieh ve Sorensen insanların sorunlarının çözümü için kullandıkları bilgi kaynaklarını gruplandırdıkları sınıflama içinde
– Sezgi
– Tümden gelime dayalı akıl yürütme
– Tümevarıma dayalı akıl yürütme
– Bilimsel yöntem
– Otorite
– Deneyim

DENEYİM:
– Deneyimler üzerinde düşünmedikçe bilgiye dönüşmez
– Kişisel deneyimler sadece kişinin kendisiyle sınırlıdır.
– Kişisel deneyimler sadece kişilerin yaşantılarıyla sınırlıdır.
– Kişisel deneyimler tek başına sorunların çözümü için doğru bilgiye ulaşmada yeterli değildir.

SEZGİ :
– Sezgiler deneyim sonunda elde edilmiş olabilir. Örneğin; Bir pazarlamacı satış yaptığı müşterilerin yüz ifadesini anımsayarak, daha sonra karşılaştığı müşterilerin yüz ifadelerine bakarak pazarladığı malı satın alıp almayacaklarını sezgi yoluyla tahmin etmesi .
OTORİTE:
Kişinin sorunu çözme konusunda gerekli deneyime sahip kişilerin bilgisinden yararlanması, yararlanılan kişinin o konu hakkında gerekli deneyim ve uzmanlığa sahip olan kişi ya da istatistik veri tabanı veya ansiklopedi otorite olarak tanımlanır.
Örneğin; Hukuksal bir sorunla karşılaşıldığında hukukçuya sağlıkla ilgili bir sorunla karşılaşıldığında bir doktora başvurulması Otoriteye örnek olarak verilebilir.
TÜMDENGELİME DAYALI AKIL YÜRÜTME
Eski Yunan Filozofların katkısı olarak ortaya çıkan kişisel deneyim ve otoriteye göre sorunların çözümüne daha sistematik yaklaşım getiren yaklaşımdır.
Tümdengelime dayalı akıl yürütme sürecinin temel basamakları
– Genel önerme: Bütün kuşların kanadı vardır.
– Özel önerme: Saksağan bir kuştur
– Sonuç(çıkarım): O halde saksağanın kanadı vardır.

TÜMEVARIMA DAYALI AKIL YÜRÜTME
Tüm örneklerin gözlenip sonuçların birlikte değerlendirilip karara varılmasına dayanan yöntem Tümevarıma dayalı akıl yürütme yöntemidir.

DOĞMA: Araştırmaya gerek duymadan doğruluğu denemesiz ve tartışmasız kabul edilen ve değişmez sayılan düşünceye Doğma denir.

ÖNERME: Dile getirilmiş doğru yada yanlış tez yada yargılara Önerme denir.

EKSİK TÜMERVARIMA DAYALI AKIL YÜRÜTME
Tüm örneklerin gözlenmesi mümkün olmadığında, büyük grup içinden seçilen küçük bir grubun gözlenmesi ve bu gözlemlerin değerlendirilmesi sonucunda bir karara varılması şeklinde akıl yürütmedir.

HİPOTEZ(DENENCE):
Karşılaşılan bir sorunun çözümü için daha önceki bilgi ve deneyimlere dayalı olarak önerilmiş ancak doğruluğu henüz sınanmamış önermeye hipotez denir.

BİLİMSEL YÖNTEMİN ADIMLARI
– Sorunun belirlenmesi
– Sorunun tanımlanması
– Hipotezlerin oluşturulması
– Hipotezlerin test edilebilmesi için verilerin toplanması

BİLİM ANALİZİ YÖNTEMİ
Bilim olgusal verilerin bir araya getirilip toplanması değil, onlardan bir anlam çıkarılması süreci olarak tanımlanması Bilimin Analiz Yöntemidir.

VERİ:
Bir sorun hakkında toplanan ve henüz çözümlenmemiş bilgi topluluğudur.Metinsel, sayısal ve görsel olabilir.

ÜRÜN OLARAK BİLİM:
– Bilimsel yöntemle oluşturulmuş sistematik bilgiler bütünüdür.
– Nesnel sağlamlığı olan bilgiler bütünüdür.
– Neden sonuç ilişkilerinin ifade edildiği sistematik bilgilerdir.
– Örgün bilgiler bütünüdür.
– Genel, güvenilir, bilinen en geçerli bilgidir.

SÜREÇOLARAK BİLİM:
Gerçeği arama ya da bir sorunun çözümü için bilimsel yöntemi kullanma sürecidir.
PARADİGMA:
Bir bilim çevresine belirli bir süre egemen olan model ya da düşünsel çerçevedir.

SÜREÇ OLARAK BİLİM
– Gerçeği arama etkinliğidir.
– Her türlü düzenden yosun duyu verilerin ile mantıksal olarak düzenli düşünme arasında uygunluk sağlama çabasıdır.
– Gözlem ve gözleme dayalı aklı yürütme yoluyla önce dünyaya ilişkin olguları, sonra bu olguları birbirine bağlayan yasaları bulma çabasıdır.
– Denetimli gözlem ve gözlem sonuçlarına dayalı mantıksal düşünme yolundan giderek olguları açıklama gücü taşıyan denenceler bulma ve bunları doğrulama yöntemidir.

EİNSTEİN:
Her türlü düzenden yoksun duyu verileri ile mantıksal olarak düzenli düşünme arasında uygunluk sağlama çabası olarak tanımlanan bilim tanımıdır.

BİLİMİ NİTELEYEN ÖZELLİKLER
– Bilim Bir Bilgi Toplama Yolu Değil Bir Analiz Yöntemidir; Bilim üründen farklı bir etkenlik ya da süreçtir. Bilim olgusal verilerin bir araya getirilip toplanmasına değil, onlardan bir anlam çıkarılması sürecidir.
– BİLİM OLGUSALDIR: Bilimsel önermelerin tümü ya da doğrudan ya da dolaylı olarak gözlenebilir olguları dile getirir. Dolayısıyla, doğa-ötesilik ve metafizik bilimsel alanın dışındadır.
– BİLİM MANTIKSALDIR: Bilimin ulaştığı sonuçların her türlü çelişkiden uzak kendi içinde tutarlı olmasını istemesi, bir hipotezin ya da kuramın doğrulama işleminde mantıksal düşünme ve çıkarım kurallarında yararlanması bilim mantıksaldır.
– BİLİM NESNELDİR: Bilimsel bulguların uzman olan herkes tarafından göz önünde gizli olmadan test edilebilmesi bilim nesneldir özelliğidir.
– BİLİM ELEŞTİRİCİDİR: Bilim hatalarının görerek doğruya ulaşmasını sağlayıcı özelliği bilimin eleştirici özelliğidir.
– BİLİM GENELLEYİCİDİR: Bilimin tek tek olgularla değil tüm olguları içeren genellemelerle uğraşması bilimin genellemeci olduğunu açıklar.
– BİLİM SEÇİCİDİR: Bilim her şeyi gelişi güzel araştırmaz.Bir olgunun bilime veri niteliği olması için ya inceleme konusu bir soruna ilişkin olması yada kuramın test edilmesinde kanıt değeri taşıması gerekir.
– BİLİM EVRENSELDİR: Bilimsen veriler yer ve zamana göre değişmeyen ilişkileri içerir. Yerel ve ulusal değildir. Anlamacı, yorumlamacı, paradigma bu ilkeye eleştirel bakmaktadır.
– BİLİM KAYITLIDIR: Bilimin araştırma bulguları sonunda raporlaştırılması ve yayınlaması gerektiği, kamuoyuyla paylaşılmayan bilginin bilim olmadığı bilim kayıtlı olma özelliğidir.
– BİLİM BİRİKİMLİDİR: Bilim daha önceki bilgilerin üzerine onların tekrar gözden geçirilmesi sonucu yığmalı bir şekilde oluşması bilimin birikimli olma özelliğidir.
– BİLİM SİSTEMATİKTİR: Bilimin birbiriyle bağıntılı uygun ve mantıkla örgütlenmiş uyumlar seti olarak tanımlanması bilimin sistematik olduğunun özelliğidir.

VARSAYIM(SAYILTI): Bir araştırmada var olan araştırma sürecini ve sonucunu önemli ölçüde etkileyeceği düşünülen araştırıcının test etmeden doğru olarak kabul ettiği denenmeyen yargılara varsayım denir.

BAĞIMLI DEĞİŞKEN: Başka bir değişkene bağlı olan o değişkende meydana gelen değişikliklere göre değişmeler gösteren değişkene bağımlı değişken denir.

KURAM: Olayları ve olguları açıklamak için birbirleriyle ilişkili bilgilerin bütünleştirildiği sistematik bilgiler bütününe Kuram denir.
Kuramlar, amaçlarını tam olarak yerine getirebilmesi için bazı özellikleri taşıması gerekir;
– Kuramlar bir sorunla ilgili gözlenen olguları açıklayabilme özelliğine sahip olması gerekir. Bu açıklamalar oldukça basit olmalıdır.Bu kural bilimde basitlik kuralı olarak adlandırılır.
– Bir kuram daha önce oluşmuş bilgiler bütünüyle ve gözlenen olgularla tutarlı olmalıdır.
– Bir kuram doğrulanabilmesi için araçlar sunmalıdır.
– Bir kuram yeni keşifler doğurmalı ve araştırılması gereken yeni sorunları belirtmelidir.

YORDAMA: Var olan bilgilere dayalı olarak incelenen konuyla ilgili gelecekte neler olabileceği hakkında tahminde bulunmaya yordama denir.

BİLİM İNSANININ TAŞIMASI GEREKEN BİLİMSEL TUTUM ÖZELLİKLERİ
– Bilim insanları bilimsel verilere karşı kuşkucu olmalıdırlar.
– Bilim insanları nesnel ve tarafsız olmalıdır.
– Bilim insanları değerlerle uğraşır.
– Bilimsel çalışmaların özünde dürüstlük kavramı yatar.

POZİTİVİZM BİLİM ANLAYIŞININ DAYANDIĞI TEMEL SAYILTILAR
– Bilimsel ilerleme birikimidir.
– Bilimsel bilgi tek ve meşru bilgidir.
– Meşru bilgiye ancak mantık, istatistik ve matematik kullanılarak ulaşılabilir.
– Bilimin amacı neden sonuç ilişkilerini açığa çıkarmak ve düzenliliklerini açıklayan yasalar ortaya koymaktır.

Pozitivizm anlayışını ilk ortaya atan kişi August Comte’dir.

POZİTİVİZM BİLİM ANLAYIŞININ ÖZELLİKLERİ
– Pozitivizm bilim anlayışının temeli bizim dışımızda bizden bağımsız olarak var olan gerçekliği nesnel bir şekilde ortaya çıkartmak böylece doğanın temel yasalarına ulaşmaktır.
– Pozitivizm bilim anlayışında araştırmacı ile araştıran konu arasında bir ilişki olmaması beklenir.
– Pozitivizm bilim anlayışının, bir özelliği de neden sonuç ilişkisini araştırmadır
– Pozitivizm bilim anlayışında, bilimsel araştırma süreci değerlerden bağımsız, önyargısız, ve nesnel olmalıdır.
-
EMPİRİK(GÖRGÜL):
Geçerliliği ve doğruluğu kişisel deneyimlere dayanan denemelerle edinilen bilgilere denir.

YENİ BİLİM: Pozitivizm bilim anlayışının eleştirilerine yanıt olarak ortaya çıkan postmodernist bilim anlayışına denir.

FRAKTAL GEOMETRİ:
Doğayı doğal olmayan geometrik şekiller yerine doğanın kendi doğasına uygun girintili çıkıntılı olarak incelemeyi ve açıklamayı temel alan geometri disiplinine denir.

BİLİMİN TEMEL VARSAYIMLARI
– Gözlenebilen her olgu potansiyel inceleme konusudur.
– Her olay onu oluşturan gözlemlenebilir bir nedene sahiptir.
– Tüm karmaşıklığın altında bir basitlik yatar
– Olaylar genellenebilir özelliğe sahiptir.

BETİMLEME: Bilimsel kurama ulaşmanın ilk aşaması betimlemedir.Kuramların oluşturulmasında olguları saptama sınıflama ve dile getirme betimleme aşamasıdır.

AÇIKLAMA: Kuramların oluşturulması sürecinde olgunun oluş biçimi değil, oluş nedenini gösterme süreci olarak ifade edilen süreçtir.

GÖRECELİK KURAMI: Pozitivizm ötesi anlayışın doğmasına neden olan gelişmelerden biri olarak sayılan ve zaman ve uzayın bakan kişiye göre değiştiğini gösteren kuramdır.

KAOS KURAMI: Küçük nedenlerin büyük sonuçlara yol açabileceği olarak ifade edilen ve kelebek etkisi olarak adlandırılan etki kaos kuramıdır.

SOSYAL BİLİMLERDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ
2.ÜNİTE ÖZETİ

ARAŞTIRMA SORUNUNUN BELİRLENMESİ

SORUN: Türk dil kurumu’na göre teoremler ve kurallar yardımıyla çözülmesi istenen soru, güçlük, mesele olarak tanımlanan kavramdır.

TEOREM: Kanıtlanabilen bilimsel önermeye Teorem denir.

ARAŞTIRMA SORUNU SEÇME ÖLÇÜTLERİ
GENEL ÖLÇÜTLER
Araştırma sorununun kendisi ve içeriği ile ilgili ölçütlerdir.
– ÇÖZÜLEBİLİRLİK: Araştırmanın sorunu olarak seçilecek konunun gerçekten çözülebilir bir konu olması gerekmektedir. Örnğ; inançlarla ilgili konular.
– ÖNEMLİLİK: Seçilen araştırma sorununun bir önem arz etmesi gerekmektedir. Bu önem, hem bireysel hem de toplumsal açıdan bir yarar sağlamalıdır. Araştırmanın sonunda ‘’bu araştırma neden yapılmış’’ topluma ve bireye ne faydası var gibi soruları barındırmamalarıdır.
– YENİLİK: Araştırma için seçilen konunun yeni ve daha önce çözülmemiş bir sorun olması önerilir. Araştırmacı daha önce çözülmüş bir sorun konusunda da araştırma yapabilir ancak sorunu farklı boyutlarıyla incelerse bilime daha çok katkıda bulunmuş olur.
– ETİK KURALLARA UYGUNLUK: Çözüm için seçilen konu ve izlenecek yol araştırmada etik kurallara uymayı gerektirir, araştırma için veri toplanacak birey ya da bireylerden izin alınması ve araştırmaya başlamadan önce araştırmanın ne olduğu konusunda kendilerinin bilgilendirilmesi önemlidir.

ÖZEL ÖLÇÜTLER
Araştırmacının özel durumu ile ilgili ölçütlerdir. Araştırmacının araştırmaya başlamadan kendisinde bazı bilgi ve becerilerin bulunması, yapılacak araştırmanın bilimselliği açısından önemlidir.
– ARAŞTIRMACININ YETERLİLİĞİ: Araştırmacının araştırma yapacağı konuda yeterli olması gerekir. Bazı araştırmacılar merak ettikleri ve daha derinlemesine bilgi sahibi olmak istediği konularda araştırma seçebilirler. Araştırma sürecinde sorun tanımından bulguları değerlendirme ve yorumlama sürecine kadar araştırmacının seçtiği konuda o güne kadar yapılan araştırmaları incelemiş olması gerekir.
– ARAŞTIRMA YÖNTEM VE TEKNİKLERİNDE YETERLİLİK
Bir başka konuda araştırmacının bilimsel araştırma yöntem ve ilkeleri konusunda yeterli olması gerekir. Araştırmacı belirli bir yönteme göre yapabilir. Araştırmacı araştırmaya başlamadan önce yöntem ve teknikler konusunda iyi yetişmesi gerekir. Bu gereken yardımı arkadaşlarından ve danışmandan alabilir.
– VERİ TOPLAMA İZNİ: Genel ölçülerin etik kurallarında sözü edilen doğru ve geçerli veriyi toplamak araştırmanın gerçekleşmesi için yaşamsal önem taşımaktadır. Araştırmacının araştırmaya başlamadan önce gerekli resmi izinleri alması önemlidir. Araştırmacının yeterlilikleri açısından önemlidir.izin alınmadan yapılan araştırmalarda sona yaklaştıkça büyük güçlüklerle karşılaşılabilir.
– ZAMAN VE OLANAKLAR: Araştırmanın zamanında yapılması ve tamamlanması bir başka yeterlilik konusudur. Araştırmacının zamanı ve elindeki olanakları önceden hesaplaması önemlidir. Araştırmacının planını önceden ve dikkatli yapması gerekir. Bir başka konuda araştırmacının acemiliğidir. Acemi araştırmacılar yapacakları araştırmaları çok geniş tutmalarıdır. Daha sonra zaman kaybından dolayı hayal kırıklığına uğramaktadırlar. Bunun için araştırmacının araştırmayı sınırlandırmaları çok önemlidir.
– ARAŞTIRMACININ İLGİSİ: Öğrenmek ve uzmanlaşmak istediği konu ya da konular üzerinde çalışmak araştırmacının ilgisini çalışmanın sonuna kadar canlı tutar.

BÜTÜNLEŞTİRME: Sorun alanının bir bütün olarak ele alınması ve birbirleriyle ilişkili parçalara ayrılarak dilimler halinde tanımlanması aşamasına denir.

SINIRLANDIRMA: Bütün içinden incelenecek olan bölümün alınarak ayrıntılı biçimde tanıtılması aşamasına sınırlandırma denir.

TANIMLAMA: Sınırlandırılan bölüm yada konunun ayrıntılı biçimde açıkladığı sorun durumunu etkilediği yada oluşturduğu düşünülen değişkenler ve aralarındaki ilişkinin tanımlandığı aşamadır.

GİRİŞ: Araştırma sorunun tanımlanmasında bütünleştirme aşaması bir yazının bölümleriyle ilişkilendirildiğinde Giriş bölümüdür.

GELİŞME: Araştırma sorunun tanımlanmasında sınırlandırma aşaması bir yazının bölümleriyle ilişkilendirildiğinde gelişme bölümüne karşılık gelir.

SONUÇ: Araştırma sorunun tanımlanmasında tanımlama aşaması bir yazının bölümleriyle ilişkilendirildiğinde sonuç bölümüne karşılık gelir.
NİTEL ARAŞTIRMA: Niçin? Nasıl? Ne şekilde sorularına yanıt arar.Cinsiyet değişkeni nitel değişkendir.
NİCEL ARAŞTIRMA: Ne kadar? Ne miktarda? Hangi sıklıkla? Ne kadar yaygın? Gibi sorulara yanıt arar ve sonuçları sayılarla ifade eder. Belirli sınırlamalar arasında farklı ya da herhangi bir değer alabilen tamsayılar arasında kesirli ya da ondalıklı sayıları da alabilen değişkenlere nicel değişkenler denir.
BAĞIMLI DEĞİŞKEN: Araştırmacının sonuçlarını değiştirmek istediği araştırma sonunda açıklamak istediği durum olarak tanımlanan değişken bağımlı değişkendir.Araştırmanın çıktısı veya sonucu olarak da düşünülebilir.Bilgisayar destekli öğretimin öğrencilerin ders başarılarına etkileri örneğinde öğrenciler bağımlı değişkendir.

BAĞIMSIZ DEĞİŞKEN: Bağımlı değişkenin üzerinde etkileri olan ve araştırmacı tarafından bağımlı değişken üzerindeki etkileri doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol edilen değişken türü bağımsız değişkendir.Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki etkileri konusunda araştırma yapan bir araştırmacı için petrol fiyatları bağımsız değişkendir.
FAKTÖRYEL DESEN: Birden çok bağımsız değişkenin kullanıldığı ve araştırmacının tüm değişkenleri manipüle edebildiği araştırmalara denir.
BLOK DESEN: Bağımsız değişkenlerden en az bir araştırmacı tarafından manipüle edilemiyorsa o tür araştırmalara denir.

KONTROL DEĞİŞKEN: Araştırma sonuçlarına bağımsız değişkenler gibi doğrudan olmasa da dolaylı yoldan etki eden değişkenlere kontrol değişken denir. Öğrencilerin okuma hızı ile okuduklarını anlama arasındaki ilişkinin araştırıldığı bir araştırmada zeka kontrol değişkendir.

KONU DIŞI DEĞİŞKEN: Araştırmanın sonucuna yani bağımlı değişkene önceden tahmin edilemeyen bir biçimde etkisi olan değişken türüne konu dışı değişken denir.Televizyon izlemenin başarı üzerine etkisi konul bir araştırmada izlenen program türü konu dışı değişkendir.

MODERATÖR DEĞİŞKEN: Aralarındaki ilişki araştırılan bağımlı ve bağımsız değişkeni etkileyebilen ve bunlar arasındaki ilişkiyi görmemizi engelleyebilen değişken türüdür.

HİPOTEZ: Doğruluğu sınanan yargıya hipotez denir.
ARAŞTIRMA HİPOTEZİ: Alternatif hipotez ya da karşıtı hipotez olarak da bilinen hipotez araştırma hipotezidir.
İSTATİSTİKSEL HİPOTEZ: Farksızlık hipotezi ya da ifade edilen hipotez istatistiksel hipotez denir.Araştırmadaki değişkenler arasında fark yoktur önermesine dayanan hipotezdir.

İYİ İFADE EDİLMİŞ HİPOTEZİN ÖZELLİKLERİ:
– Açık net ve güçlü bir biçimde ifade edilebilir.
– Değişkenler arasında beklenen ilişkiyi ifade eder
– Bağlı olduğu kuramı ya da alan yazını yansıtmalıdır.
– Kısa, öz ve konuya odaklı olmalıdır.

TUTUM ÖLÇEĞİ: Bireyin tutumlarını sayısal olarak ölçmek üzere geliştirilmiş araçlara tutum ölçeği denir.

ALINYAZIN: Herhangi bir bilim dalında yazılmış yapıtların tümüne alınyazın denir.
GENEL KAYNAKLAR: Günlük gazete ve dergiler, popüler dergiler, kitaplar, magazinler ve dizinler alanyazın taramasında genel kaynaklar kapsamındadır. Konu hakkında genel bilgi verip ayrıntılı kaynaklara yönlendiren bilgi kaynakları genel kaynak dır.

İKİNCİ DÜZEY KAYNAKLAR: Özgün araştırmaların özetlerini ve sonuçlarını veren kaynaklar ikinci düzey kaynaklardır. Araştırma özetleri ve belirli konularda yayınlanmış makaleler ve kitaplar ikinci düzey kaynaklara örnektir.

BİRİNCİ DÜZEY KAYNAKLAR: Özgün araştırma makaleleri, raporları ve benzeri çalışmalar birinci düzey kaynaklardır.

TARTIŞMA: Alanyazın taramasında bulunan çalışmaların özetlendiği raporda araştırma bulguları ile başka araştırmaların karşılaştırıldığı bölüm tartışma bölümüdür.

ÇALIŞMANIN BAŞLIĞI: Alanyazın taramasında bulunan çalışmaların özetlendiği raporda
Çalışmanın konusu ile ilgili bilgi veren bölüm çalışmanın başlığı bölümüdür.

GELİŞME: Bütün içinde incelenecek olan bölümün alınarak ayrıntılı biçime tanıtıldığı ve sorunu sınırlandırma aşaması olarak da ifade edilen gelişme bölümüdür.

SONUÇ: Sorun durumunun etkilendiği yada oluşturduğu düşünülen değişkenler tanımlanıp aralarındaki ilişkinin tanımlandığı bölümdür.sınırlandırılan bölüm yada konunun ayrıntılı biçimde açıklandığı bölüm sonuç bölümüdür.

SOSYAL BİLİMLERDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ
3.ÜNİTE
ALANYAZIN TARAMASI
*Alanyazın ; bir konu hakkında üretilmiş kaynakların kullanımıdır.
*Alanyazın taraması; bir konuyla ilgili daha önceden üretilmiş olan bilgileri amaçlı biçimde incelemek ve değerlendirmektir.
*Alanyazın taraması; belirli bir konuyla ilgili olarak akademik açıdan güvenilir yada yetkin kişiler tarafından yayınlanmış olan çalışmaların incelenmesidir.
*Alanyazın taramasının temek nedeni; okuyucuya konu hakkında kuramsal tartışmalar, uygulamalar ve araştırma bulgularından haberdar ederek var olan çalışmaların aydınlattığı ve eksik bıraktığı yönleri ortaya koymaktır.
*Alanyazın taraması literatür taraması olarak da bilinir.
*Alanyazın taraması bir yandan var olan araştırmaları inceler, bir yandan da yeni araştırma gereksinimlerini belirginleştirir. .
*Başarılı ve başarısız alanyazın taramasının karakteristik özellikleri
Başarılı alanyazın taraması; *Sentezlenmiş bilgi
*Eleştirel değerlendirme
*Geniş ve derin
* Özlü ve anlaşılır
*Kurallı, ciddi ve tutarlı
*Bütünleşik bir bölüm
Başarısız alanyazın taraması; *Açıklamalı kaynakça
*Sınırlı betimleme
*Dar ve yüzeysel
*Karışık ve uzatılmış
*Rastgele, keyfi ve düzensiz
*Elektrik bir metin
*Alanyazın taramasında kaynaklar; >yazılı >sözlü >görüntülü olabilir. Genelde yazılı kaynaklar kullanılmaktadır. Bu belgeler kuramsal, araştırmaya dayalı, eleştirel, analitik yada yöntemsel nitelikli çalışmalara dayanabilir.
* Alanyazın taramasında bazı sorulara yanıt verilmiş olur;
>Önemli kaynaklar nelerdir?
>Konu hakkındaki temel sorunlar ve tartışmalar nelerdir?
>Konuya ilişkin bakış açıları nelerdir?
>Sorunun kökenleri ve tanımları nelerdir?
>Önemli kuramlar, kavramlar, görüşler nelerdir?
>Çalışma alanının epistemolojik ve ontolojik tabanı nedir?
> Konu hakkında bilgi nasıl yapılandırılmış ve düzenlenmiştir?
>Bugüne kadar araştırılmamış sorular ve sorunlar nelerdir?
*ALANYAZIN TARAMASININ AMAÇLARI
>Kavramsal çerçeve oluşturmak
> Sorunu sınırlamak
>Yeni yaklaşımlar bulmak
> Olanaksızlıkla uğraşmayı önlemek
>Alandaki güncel tartışmaları saptamak
>Sorular ve denenceler geliştirmek
>Önemli Çalışmaları ve kişileri öğrenmek
>Elde edilen sonuçları karşılaştırmak
>Toplu değerlendirmeler yapmak
> Alandaki boşlukları görmek
*ALANYAZIN TARAMA SÜRECİNİN AŞAMALARI
>Konuyu seçmek
>Anahtar sözcükleri listeleme
>İlgili kaynakları toplama
>Kaynakları okuma
>Yazma ve düzeltme
>Kaynakçayı hazırlama
*ALANYAZINA İLİŞKİN TOPLU BİLGİ KAYNAKLARI
>Veri Hazırlama
>Özler ve dizinler
>Kaynakça
>Akademik incelemeler
>Tezler
>Referans kaynaklar
>Bilgisayar taramaları
KAYNAK TÜRLERİ
1)Birincil Kaynaklar
2) İkincil Kaynaklar
1)Birincil Kaynaklar
Doğrudan kaynaklarda denilmektedir. Bu tür kaynaklar kendi bulgularını rapor eder. Birincil kaynaklara doğrudan kaynak denmesinin nedeni; söz konusu kaynağın kendi sonuçlarını raporlama ve bizim o sonuçları başkalarından yada aracılık eden kaynaklardan öğrenmiyor olmamızdır. Bu yüzden de daha güvenilir kaynaklar olarak adlandırılır.
2)İkincil Kaynaklar
Dolaylı kaynaklarda denilmektedir. Bu tür kaynaklar bizi daha önce yapılmış çalışmaların başka çalışmaların sonuçlarından haberdar eder. İkincil kaynakların temel işlevi; aracılık etmektir. Bu kaynakta bilgiler bize sunulan kişi tarafından incelenir, ne kadarının alınacağına karar verilir, işevuruk olarak değerlendirilir ve özümsendiği biçimiyle aktarılır.
ALANYAZIN YOĞUNLUĞU
1-Derin Alanyazın
2-Yüzeysel Alanyazın

1)Derin Alanyazın
Araştırılacak konu hakkında çok sayıda kaynak bulunabiliyorsa yada incelemek ve yararlanmak amacıyla oluşturduğumuz liste uzunsa o konuyla ilgili olarak derin bir alanyazın var demektir.
Alanyazın derin ise güncel ve doğrudan kaynaklara ağırlık verilmelidir.

2)Yüzeysel Alanyazın
Araştırılan konu hakkında daha önce yayınlanmış ve bizim yararlanabileceğimiz kaynakların sayısı çok az lise o konuda yüzeysel ya da sığ bir alanyazın var demektir. Konuyla ilgili kaynak bulmanın zor olduğu durumlarda alanyazın yüzeyseldir.
ALANYAZIN TARAMA TEKNİKLERİ
1-Geleneksel Tarama
2-Oy Sayma
3-Meta Fizik
4-En iyi Kanıt
1)Geleneksel Kaynaklar
Konuyla ilgili olan kaynaklar okunur, uygun yerlerinden notlar alınır ve ulaşılan sonuçlar belli bir mantık örüntüsü içinde sunulur. Bunu yaparken yazar tıpkı öykü anlatır gibi davranır. Bu teknik kullanıldığında çoğunlukla iyi çalışmalar ön plana çıkar.
2)Oy Sayma
Özellikle deneysel ve yarı deneysel araştırmaları incelerken kullanılan tekniklerdir. Bu teknik uygulandığında aynı anda yapılan çalışmalar üç kümede toplanır. Bağımlı değişken üzerinde etkisi araştırılan bağımsız değişkenin sonuçları ne yönde ise kaynak buna uygun bir kategoriye yerleştirilir. Bağımsız değişken sonucu olumlu yönde etkiliyorsa (+), olumsuz yönde etkiliyorsa (-), anlamlı bir fark yaratmıyorsa (0) işareti kullanılır. Sonra da araştırmaların çoğunun hangi kategoride yer aldığına bakılır.
3) Meta Analiz
Deneysel ve yarı deneysel araştırmaların ortak istatistiksel sonucu üzerinde odaklanır. Meta analiz yapabilmek için aynı konudaki araştırmalar dikkatle incelendikten sonra taramayı yapan kişinin koyduğu ölçütleri karşılayan çalışmalar seçilir. Meta analiz sonucunda ulaşılan değer istatistiksel bir değerdir ve etki büyüklüğü olarak adlandırılır. Etki büyüklüğünü hesaplayabilmek için her araştırmadaki deney ve kontrol gruplarının ortalama puanını ve standart sapmasını bilmek gerekir.
4)En İyi Kanıt
Meta analizin bir uzantısı olarak görülür. Burada da bir seçim vardır ama bu teknikteki seçim biraz amaçlı ve özel bir seçimdir. En iyi kanıt tekniğinde alanyazın taraması yapan araştırmacı saptadığı çalışmaları bağlam, içerik, etki, yöntem vb. açılardan inceledikten sonra bunlardan bazıları üzerinde odaklanır.
ALANYAZIN TARAMA ÖLÇÜTLERİ :
1-Kapsamlılık
2-Eleştirellik
3-Özümseyicilik
4-Güncellik
5-Sistemlilik
Alanyazın taramasına ilişkin bölümü yazarken araştırmacı bazı kurallara yada ilkelere dikkat etmelidir. Bunlar;
• Seçici olmak.
• Alıntıları çok sık kullanmamak.
• Özetleme ve sentezleme dengesini iyi kurmak.
• Kendi sesini duyurmalıdır.
• Yeniden ifade etmede dikkatli olmalı.
• Yazılanlar birkaç kez düzeltmelidir.
ALANYAZIN TARAMA RAPORUNU YAZMA
1-GİRİŞ
2-GELİŞME
3-SONUÇ
1-Giriş
Öncelikle konu ya da sorun ortaya konulur. Konunun doğası, neleri kapsayıp neleri kapsamadığı ve alanyazındaki kaynakları seçme ölçütleri bu bölümde belirlenir.
Giriş kısmı yazılırken şunlara dikkat edilmelidir;
*Konu ya da sorunu tanımlayarak tarama için uygun bir bağlam oluşturulur.
*Konu hakkında yayınlanmış çalışmaların ortaya konduğu genel eğilimleri belirleme; kuram,yöntem, bulgu ve yargılardaki çelişkileri yada boşlukları saptama
* Alanyazın taramasının yapılmasına ilişkin nedeni belirleme; alanyazınla ilgili çözümleme ve karşılaştırmalarda kullanılan ölçütleri açıklama; alanyazının kapsamını belirttikten sonra gerekliyse bazı çalışmaların niçin kapsanmadığı hakkında gerekçe sunma.
2-Gelişme

SOSYAL BİLİMLERDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ
4.ÜNİTE
ARAŞTIRMA MODELLERİ

PARADİGMA: Olay ve olgulara kapsamlı bir bakış açısı sağlayan düşünsel çerçeveye paradigma denir.
– Doğadaki ve toplumdaki her olay ile ilgili paradigmalar bulunur.
– Bilimsel çalışmalarda bu paradigma belirli bir bilim felsefesinden kaynaklanır.
– Bilimsel çalışmalarda bu paradigma işe koşulacak araştırma modeline kaynaklık eder.
– Her paradigmanın ideolojik bir dayanağı vardır.

MODEL: Belirli bir gerçekliği temsil eden yapıya model denir.
– Evrensel fiziksel modeller ve düşünsel modeller bulunmaktadır.
– Modeller şematik olarak gösterebilirler
– Modeller sözel açıklamalarla betimlenebilirler.
– Araştırma modelleri uygulamada paradigmaları temsil ederler.

DESEN: Desen işlevsel uygulamalar için kullanıcı ile ürün arasındaki etkileşimi yapılandıran somutlaştırılmış bir durum etkinlik veya süreçtir.
– Günlük yaşamda özellikle sanat ve mühendislik alanlarında desen sıkça kullanılır.
– Bilimsel araştırmalarda desen, kullanılan modelin hangi türünün tercih edildiğini gösteren bir işleve sahiptir.
– Araştırma desenleri parçası olduğu modellerden ayrı düşünülemez
– Faktöryel desen denildiğinde araştırmacının deneme modelinde bir çalışma yaptığı anlaşılır.

AUGUSTE COMTE:
– Bilimsel gelişime evrimci bir bakış açısıyla yaklaşan’’Üç hal Yasası’’ olarak bilimin sınıflamaya göre bilimsel süreci tanrıbilimsel çağ, metafizik çağ ve pozitivist çağ olarak inceleyen bilim adamı AUGUSTE COMTE’dur.
– Hayal hal, soyut hal ve bilimsel hal üçlemesi ile pozitivizmi geliştiren ve bilimsel bilginin ancak görgül yolla ele edebileceğini savunan bilim adamı AUGUSTE COMTE’dur.

KARL POPPER: Pozitivizm doğrulanabilirlik ilkesine karşı yanlışlanabilirlik ilkesini ortaya atan bilimsel ilerlemenin doğruların biriktirilmesiyle değil yanlış bilgilerin ayıklanması yoluyla sağlanacağını savuna bilim adamı KARL POPPER’dir.

KARL POPPER GÖRÜŞLERİ:
– Pozitivizmde yaşanan sıkıntıların giderilebilmesi için yanlışlama gerekir.
– Yanlışlama ile oluşturabilecek yeni kuramlar sayesinde bilimsel ilerleme gerçekleşir
– Bilimselliğin temel ölçütü sınama ve yanlışlamadır.
– Doğru olmadığı kanıtlanan bilgiler ve düşünceler düzeltilmeli ya da onlardan vazgeçilmelidir.

THOMAS KUHN: Paradigma değişimi kavramını ortaya atan ve pozitivizm görüşü benimsemekle birlikte Comte’un bilimsel bilginin doğrusal ve birikimli bir ilerleme gösterdiği anlayışına karşı olan bilim adamı THOMAS KUHN’dır

THOMAS KUHN YAPTIĞI DÖNEM SIRALAMASI:
– Bilim öncesi
– Normal bilim
– Bunalım devri
– Yeni normal bilim
– Yeni bulanım devrim

THOMAS KUHN GÖRE PARADİGMANIN TAŞIMASI GEREKEN ÖZELLİKLER
– Uzlaşılan belirli bir anlayışının olması
– Uzlaşılan değerlerin olması
– Uzlaşılan tutumların ve kapsamının olması
– Uzlaşılan yöntem ve kuralların olması

ANOMALİ: Kuhn zamanla paradigmada öngörülemeyen ve yerleşik anlayışta tam açıklanamayan bazı eksikliklerin belirmesiyle başlayan duruma Anomali denir.
– Anomallerin artması; Bunalım- devrim dönemine denk gelmektedir.
-
PARADİGMA DEĞİŞİMİ KAVRAMI: Pozitivist paradigmanın yetersiz olduğu durumlarda karşıt bir paradigmanın gelişebileceğini savunan bilim adamı THOMAS KUHN’ dur.
PARADİGMA KAYNAMASI: Bilimsel ilerlemenin köklü dönüşüm, patlama veya sıçramalarla gerçekleşmesine paradigma değişimi veya paradigma kayması denir.

PARADİGMANIN BARINDIRDIĞI UNSURLAR
– Araştırmaya kaynaklık eden değerler
– Bakış açısı
– Kurallar
– Sınırlar

EPİSTEMOLOJİ: Bilginin elde edilme yolu doğması biçimleri, kaynağı, doğruluğu ve sınırlarını inceleyen bilim dalıdır.

NİCEL ARAŞTIRMA PARADİGMASI: Bilginin bireyin dışında olduğunu, tek ve kesin olduğunu öne süren araştırma paradigması dır. Nicel araştırmalar temelde Pozitivizme dayanmaktadır.
– Tek geçerlilik nesnelliği zorunlu kılar
– Tüm araştırmacılar aynı sonuca ulaşmalıdırlar
– Nicel araştırmacılar REALİZMİ benimsemişleridir.
– Araştırmacılar araştırmanın dışında kalmaya özen gösterirler.

NİTEL ARAŞTIRMA PARADİGMASI: Gerçeğin tek olmadığını bireyler arasındaki farklılıkların gerçekliği de etkileyebileceğini, dolayısıyla herkesin gerçeğinin farklı olabileceğini savunan paradigma dır.Nitel araştırmacılar Realizmi değil İdealizmi benimsemişlerdir.Nitel paradigmada çoğu zaman benzersiz olaylar araştırma konusu olarak belirlenir.
– Tek ve mutlak bir gerçeklik yoktur.
– Öznellik ön plana çıkar
– Gerçeği ancak bireyler oluşturabilir.
– Farklı kişisel özellikler farklı gerçekliklerin ortaya çıkmasına neden olur

YÖNETİMSEL AÇIDAN NİCEL ARAŞTIRMA TARAFINDAN BENİMSENENLER
– Tümden gelimci bir yaklaşım benimsenmiştir.
– Kuramsal temelin kurulması ve alanyazın taraması yapılması önem arz etmektedir
– Her araştırma yeni araştırmalara yeni kapı açmaktadır
– Veri toplama ve çözümleme süreçleri çoğu zaman sayısal süreçlerdir.

YÖNETİMSEL AÇIDAN NİTEL ARAŞTIRMA TARAFINDAN BENİMSENENLER
– Tüme varım cı bir yaklaşıma dayanır
– Kuram geliştirmeye yönelik araştırmalar yapılır
– Veri toplama sürecinde bireysel özellikler yorumlar, algılar, izlenimler ve bağlamlar üzerine yoğunlaşır.
– Çözümleme sürecinde bireysel özellikler, yorumlar, algılar, izlenimler ve bağlamlar üzerine yoğunlaşır.

POZİTİVİST EPİSTEMOLOJİNİN ÖZÜ: Pozitivist yaklaşıma göre bilim ilerledikçe insan algısına ve dolaysız gözlemlere dayanan kaba olgulardan ve öznellikten uzaklaşır.Sonuçta doğada niteliksel halde bulunan pek çok şey nicel ölçümlerle ifade edilir.
– Bilimsel bilgi niteliklerin, niceliklere dönüştürüldüğü bilgi türüdür.
– Bilimsel bilgi deneysel çeşitliliğin yerine akılcı birliğin geçirildiği bilgi türüdür.
– Varlıların yerine ilişkilerin ortaya konulduğu bilgi türüdür.
– İlişkiler kavranarak ve örüntülenerek kuramlar oluşturulur.

MODEL KAVRAMI: Örnek olmaya değer kimse ya da şey olarak ta tanımlanan kavram model kavramıdır.
ARAŞTIRMA MODELİ: Araştırma açısından model kavramının anlamı, bir bütünün genel hatlarıyla çerçevelenmiş özelliğidir.
– Araştırma modeli sayesinde araştırmacı nasıl bir yol izleyeceğini belirler.
– Araştırma modelleri bilimsel çalışmaların belli bir sistematikle sınıflandırılmasına olanak sağlar
– Öznel ve sözel verilerden hareket edilecekse nitel paradigma ya dayalı modeller seçilmelidir.
– Nicel araştırmalarda sıkça kullanılan modeller tarama ve deneme modelleridir.

TARAMA MODELİ: Araştırılan olguya ilişkin dağınık verilerin toparlanması, sınıflandırılması, düzenlenmesi ve çözümlenmesi tarama modelleri sayesinde sağlanır.
– Tarama modelleri kendi içinde genel tarama modelleri ve örnek olay tarama modelleri olarak ayrışmaktadır.

TEKİL TARAMA MODELİ: Araştırmayı tek değişkene odaklayarak onun belirli bir andaki veya belirli bir dönemdeki değişimini inceleyen model tekil tarama modelidir.

KESİT ALMA: Belirli gelişim dönemlerini temsil eden yaklaşımla örnekleme yapılamasına kesit alma denir.
SÜREKLİ İZLEME: Örneklemin belirli bir dönemdeki gelişiminin izlenmesine sürekli izleme denir.
İLİŞKİSEL TARAMA: Birden çok değişken arasındaki etkileşimlerin belirlenmesinde kullanılan tarama modeli ilişkisel tarama modelidir.

NOT: Değişkenlerden birisine ilişkin değerin artmasına karşılık diğerinin azalması durumunda ilişki değerinin işareti Negatif olur.
– Değişkene ilişkin değerin artması ya da azalması durumunda diğer değişkene ilişkin değerinde aynı yönde artması ya da azalması durumunda ilişki değerinin işareti Pozitif olur.

ÖRNEKOLAY TARAMA MODELİ: Belirli bir olguya ilişkin ayrıntılı betimleme yapma amacını taşıyan tarama modelidir.

TABAKALI TEK DURUM DESENİ: Duruma ilişkin tüm katman ve tabakaların ayrıntılı biçimde değerlendirilmesinin sağlandığı yöntemdir.

BETİMLEYİCİ ARAŞTIRMA: İnsanların yaş, cinsiyet, eğitim, görev, kıdem, statü, gelir ve benzeri özelliklerin belirlenmesidir.

NEDENSEL KARŞILAŞTIRMALI MODELİ: Bağımlı değişkeni oluşturan olası değişkenlerin belirlenmesi amacını taşıyan modeldir.

DENEME MODELİ: Bağımlı değişken üzerinde bağımsız değişkenlerin etkilerinin araştırıldığı modelleridir.
– Grupların yansız olarak oluşturulmadığı ya da deney ortamının tam anlamıyla kontrol edilemediği durumlarda kullanılır.
– Araştırmacı daha önceden oluşmuş grupları kullanıyorsa burada yarı deneysel bir çalışma söz konusudur.
– Denekler gruplara bağımsız bir biçimde atanamazlar.
– Kontrol grubu ve deneysel grupların rastgele seçilemediği durumlarda söz konusudur.

DENEME ÖNCESİ MODELİ: Kontrol grubunun olmadığı veya ölçümlerde dikkate alınmadığı araştırmalarda kullanılan modeldir.
DENEY KAVRAMI: Tam anlamıyla denetlenemeyen etmenlerin kontrol edildiği bir ortamda denetlene değişkenler arasındaki nedensel ilişkilerin ortaya konulmasına dayalı bir çalışmaya olarak tanımlanan kavramdır.

TEK DENEKLİ MODELLER
– Tıp
– Psikoloji
– Özel eğitim
– İletişim bozukluğu

NİTEL SAYILAN MODELLER
– Fenomonolojik çözümleme
– Entnografik gözlemler
– Tarihsel araştırma
– Dayanıklı kuram

OLGU: Duyularla alınabilen şey olarak ta tanımlanan kavram olgu kavramıdır.

ETNOGRAFİ: Bir yada daha çok yerel birimde yoğun bir alan çalışmasıyla belirli kültürel gruplar yada olgular üzerinde yapılan sistematik çalışmadır.
FENOMOLOJİK ÇÖZÜMLEME: Algılar ,duygular gibi olgulara odaklanarak özü görmek ,sezmek,hedefleri taşıyan modeldir.
TARİHSEL ARIŞTIRMA: Bir olayın önceki dönemlerle ilişkisini araştırılmasında yada önceki dönemlerde olan bir olayın,şimdiki olaylara etkisinin incelenmesinde kullanılan yöntemdir.
DAYANIKLI KURAM: Nitel bir araştırma sırasında toplanan verilerden ortaya çıkan kurama denir.
EYLEM ARAŞTIRMASI: Uygulamada yaşanan sorunlara etkin çözümler üretmek amacı ile uygulayıcıların kendi başlarına ya da araştırmacıların yardımıyla uygulama sürecini incelemelerine denir.

KARMA MODELLER :
– Karma modeller birbirlerini yineleyecek teknikler yerine birbirine güçlendirecek teknikler kullanmalıdır.
– Önemli olan birbirini destekleyen güçlendiren nitel ve nicel yöntemleri seçmek ve kullanmaktır.
– Benzer veriler sağlayan yöntemler tercih edilmemelidir.
– İkam etmek yerine tamamlamak ön plana çıkmalıdır.
açıları, konuyu olası yaklaşımlar, kullanılan tanımlar, yapılmış çalışmalar, yeni keşifler, temel nitelikli sorular ve yöntemsel boyutlara yer verilir.
Genel anlamda şu kısımlara dikkat etmek gerekir;
*Nicel/nitel yaklaşımlar, ulaşılan sonuçlar, araştırma amaçları, tarihsel sıralama gibi ortak paydalardan hareketle, araştırma çalışmaları ve alanyazındaki öteki tür çalışmaları gruplama
* Alanyazında taşıdıkları öneme bağlı olarak ve öngörülen alanyazın raporunun uzunluğunu dikkate alarak, bireysel çalışmaları ve makaleleri özetleme
3-Sonuç
Alanyazın taramasının ulaştığı önemli bilgiler belirgin hale getirilir.
Genel olarak şu noktalara dikkat edilmelidir.
*Araştırmanın kendi konusunu unutmadan önemli görülen araştırmalar ve makalelerin var olan bilgi birikimine temel katkılarını özetleme
*Yöntemsel açıdan gözlenen zayıflıkları ve yapılmış araştırmaların açık bıraktığı konuları, bulgulardaki çelişkileri ve gelecek araştırmalar için beliren yeni konuları saptayarak incelenmiş olan bilgilerin güncel durumunu değerlendirme.